31
Temmuz
2013
Bedelli askerlik yapmış olsalar bile bu erkeklerin meydan larousse ciltlerini doldurtacak denli çok askerlik anıları vardır. Onların askerlik anıları konuşula dursun bizlerde pek geri planda durmaz, hiç doğum yapmamış hemcinslerimize mavi ekran verdirtecek denli ayrıntılı anlatırız doğum hikayelerimizi. Mail adresime nasıl doğum yaptığımla ilgili sorular gelmeye başladığı için hepsine buradan yanıt vermek uygun olur düşüncesindeyim.
Benim bal yanak o etraftakilerin aman zıplama, koşma kızım bak doğuruverirsin demelerine rağmen 9 ay 13 günlük olarak dünyaya geldi. son hafta hergün hastaneye doktor kontrolüne gider halde buldum kendimi. Gittiğim her günde göbüşüme NST denen o zabazingoyu takıyorlardı. Minik kızımın kalp atışlarına ve benim doğum sancıları çekip çekmediğime bakabiliyorlardı böylece. Bebeğim 40. haftayı tamamladığında süper ötesi şeker doktorum 1 hafta daha bekleyelim demişti. Günümüz tamamdı ama bebeğin normal yollardan dünyaya gelmesini bekleyecektik.
Gel zaman git zaman 9 ay 12. günde hastaneye yatış yapmak zorunda kaldık. Ertesi sabahta suni sancı yoluyla doğum başlatılmaya çalışıldı. Yaklaşık 12 saat suni sancı serumu yedim.( bunun serum olduğunu görmek bile insanı rahatlatıyor çünkü şimdiye kadar hep makine yoluyla yapacaklar sanıyordum) Suni sancı çok ağrılı birşey değil gözünüz korkmasın, regl ağrısının arada sırada uğraması gibi birşey. Tabi herkese göre değişecektir bu, ama ben hafif ve arada sırada uğrayan bir ağrı hissettim. Devamını Oku »
25
Temmuz
2013
Durunun odası, hamileliğimden önce şeker suratlının çalışma odası olarak kullanılıyordu. İçinde bilgisayar masası, kitaplık ve aldığımızdan beri hemen hiç kullanmadığımız koşu bandımız vardı. Hamilelik haberi alınır alınmaz ilk işimiz koşu bandından kurtulmak oldu. Evimizde koyacak yer olmadığı için bir arkadaşımıza “kullanamazsın bak” diye diye sattık. Sonrasında minik oturma odamızın içerisine bilgisayar masasını ve kitaplığı zorla sığdırdık. Biraz sıkış tepiş olsa da güzel oldu aslında.
O zamanlar ismi henüz belli olmayan Duru hanımın odası boşalınca da kendi doğal rengine boyattık. Bir ay kadar kurumasını bekledikten sonra Mobilyalarını yerleştirdik. Ama ne yerleştirme. Hepsini İkeadan aldığımız mobilyaları kendimiz monte etmeye kalkınca 8 saatte odayı anca tamamladık. Perdeleri yurtdışından sipariş geçtiğim için gelmeden yayınlamak istemedim sonrada zaten unuttum gitti. Bugüneymiş nasip. Devamını Oku »
23
Temmuz
2013
Zaten tembeldim şimdi hepten teneke oldum. 2 saatte bir bal yanaklıya tam hizmet götür sonrada kendine vakit ayır birde bloga yazı yaz zor oluyor hakikatten. Ama o kadar tatlı ki mıncık mıncık mıncırasım geliyor, zor tutuyorum kendimi. Doktor bide yüzden öpmek yok dedi ya şeker suratlının bide annemin gözü hep bende. Öpmeyeyim diye nöbet tutuyorlar resmen. Bugün minik ayaklarda başlayan öpme maceram yanaklarda zirve yapacaktı ama annemin delici bakışlarına maruz kaldım. Kapıyı öpüverdim bende annem “deli” dedi ben bakmasam öpçektin dimi dedi. Öpçektim tabi. Hem nasıl.
Konuyu közlenmiş patlıcan çorbası na bağlamanın şiirsel bir yolunu bulamadım. 10 dakika sonra uyanması muhtemel bal yanak yaygarayı koparmadan önce yazıyı tamamlamam gerekiyor. Bu yüzden sakın patlıcandan da çorba olurmuş demeyin. Herşeyin çorbası olur. Hemde nefes olur. Hele patlıcandan enfes olur, hafif olur, kolay olur. Devamını Oku »
16
Temmuz
2013
Zamansız bir vakitte yazıyorum bunları. Annem Duru’nun banyo vaktini değiştirince uyku düzeni bir anda değişiverdi. Şu ara uyanması gerekli ve ben hala beklemedeyim. Uykuya dalarsam uyanmak zorunda kalacağım için denemiyorum bile. Sırf bu yüzden uyanık kalmak en iyisi. Akşam yemeklerini annem hazırlıyor ve ben en fazla yerken ona yardımcı olabiliyorum. Tabağımın tamamını silip süpürerek.
Biraz bunaldığım doğrudur. Ay imdaat diyesim geliyor. Sanırım lohusa psikolojisi bu olsa gerek. Bu sıcakta kışlık terliklerle dolanıyorum,üzerimde lanet olası bir hırka ile yaşıyorum ve annem hala çorap giymemi istiyor. Kış olsa büyük ihtimal evin içinde bere-atkı kullanmam gerekecek. Anne olmak ne zormuş arkadaş. Devamını Oku »
12
Temmuz
2013
Derlerdi hep görür görmez aşık olacaksın diye inanmazdım. Meğer öyleymiş, Görür görmez yüreğinin en güzel köşesine kıvrılıverdi minik hanım. Annelikle birlikte garip gureba duygular edindim. Pospartum sendromunda değilim çok şükür. Elif Şafak “siyah süt” kitabında bu sendromdan bahsetmişti.okuyunca korkmuş, umarım benim başımada gelmez demiştim, gelmedi. Sadece hep bir koruma duygusuyla yaşıyorum. Sanki dünyayla arasında tek kalkan benmişçesine nefes alıyorum. Uykuya bayılan ben, kiraz suratlı uyanmadan hemen önce uyanıyor sık sık onu kontrol ediyorum. Düzenli uyku denilen bir şey kalmadı anlayacağınız. Ama inanın herşeye değiyor. Görür görmez keşke daha önce olmana izin verseymişim dedim mesela.
Şimdi konuyu biraz değiştirelim bebek bakımında 16 günlük taze anneden yaz tavsiyeleri ve en çok kullandığım ürünleri anlatayım size belki işinize yarar.
Hastane çıkışı: bundan biz iki tane almıştık mesela. Bebek doğunca ebe hanım tam kat giydirmişti. Çocuk doktoruysa hepsini çıkarmış ve alttan çıtçıtlı badi bu sıcaklarda ona yeter sen nasıl giyiniyorsan oda öyle giyinmeli demişti. Hatta bu takımların kumaşı kalın olduğundan daha ince kumaşlı ve kolsuz bir şeyler edinmemiz gerektiğini söylemişti. Gerçektende hastane çıkışına ait penye battaniye hariç hiçbirşeyi kullanamadık şimdiye kadar. Sadece hastanede üç gün kalmak zorunda kaldığımız için iki takım yetmişti. Yaz vakti doğum yapacaklar hastane için 1 takım yetecektir 2-3 adette alttan çıt çıtlı badi iş görür.
Bebek eldivenleri: 5’li setlerin yada hastane çıkışının eldivenleri çok kalın olduğu için biz ayrıca kendi eldivenlerimizi almıştık. Küçük hanım daha ilk günden eldivenlerini çıkarmayı başarabildiği için sonradan tırnaklarını kısa tutmanın kesin çözüm olacağına kanaat getirdik.
baby & me pamuk: bundan altılı set aldık. Çok işimize yaradı. Bebeğin altını sadece su ile temizlediğimizden bizim için oldukça kullanışlı oldu. Üst yüzeyi sıkıştırılmış pamuk olduğu için ıslak yada kuru iken bebeğin popişinde tortu bırakmıyor ve kullanımı çok rahat. Devamını Oku »