Bizim mutfak tariflerinden aldığım enfes bir salata. İsmiyle cezbetti beni, yapmazsam çatlardım muhakkak. E İzmirliyim nede olsa. Salatasını mı yapamayacağım? Eksik olmasın dedim yaptım. Sizde yapın. Böyle ekşili tatlılı hoş bir salata oldu. Bir daha ki sefere tulum peyniri yerine kaşar yada Bim Mağazalarından aldığım binvezir marka tel kaşarı deneyeceğim. Görünüşüde pek güzel ama değilmi? Hadi bakalım doğru mutfağa:
Devamını Oku »
2
Ekim
2011
2. Dünya Savaşı sırasında, Almanlar ingilizlerin yük gemilerine el koyunca. Kocaman bir adada mahsur kalan ve neredeyse hiç mutfak kültürleri olmayan bu zavallı insancıklar ellerindeki kıt kaynaklarla daha besleyici ve daha lezzetli gıdalar bulmaya çalışmışlar. Bu garibanlığın sonucunda temel iki besin çıkmış ortaya biri fish and chips ( adındanda anlaşılacağı üzere yarım kilo yağla kızarmış balık hayvanı ve patates) diğeriyse muhteşem crumble yada diğer adıyla crisp. Bu arkadaşın adından crumble isminin ingilizcede parçalamak yada ufalamak gibi anlamalara çıkabildiğini anlayabiliriz. Sözlük öyle diyor çünkü. Bu crumble yulaf ezmeli bir hamur ile meyveli bir karışımdan oluşuyor. Oldukça basit ve mükemmel ötesi bir tadı var. Helede yanına dondurmayla servis etmişseniz. OFF off OFFF! değmeyin keyfime. Ben ekşili meyveli oldumu daha çok seviyorum. Siz istediğiniz her meyveyle yapabilirsiniz kendisini, elmalı, armutlu, çilekli falan. Ne diyeyim kardeşler. Hadi mutfağa koşun 🙂
Devamını Oku »
Sulu yemek isterim diye tutturan şeker suratlımı kıramıyor ve öyle bir gece bekletemeyeceğim halde hemen nohut yemeği yapmaya girişiyorum. Bunun için ilk önce 2 su bardağı nohutumu güzelce yıkıyor ve tencerenin birinde kaynamış su ile bir saat bekletiyor ve suyunu süzerek yemeğin diğer kısımlarını hazırlamaya başlıyorum derken…. Amaniiin et yok! e o zaman nasıl etli nohut olur ki? olmaz işte olamaz. Şeker surat el atıyor duruma ben bir koşu giderim kasaba, sen yeter ki yap bu yemeği. Gerçekten bir koşu gidip geliyor. Ben soğanlarımı küp küp doğramış sotelemişim. O yetişiveriyor hemen bana. “Etler geldiii” 250 gr et ikimize yeterde artar bile. Zaten arttı da sonunda. Kasap kağıdını bir açıyorum ki ne göreyim bildiğin pespembe et. Hemen gugıl amcama soruyorum. “Amcacım bu ne iş diyorum ses yok” pig mig eti falan olmasın bu diyorum “e oluuur” diyiveriyor. Birde fotoğraf koyuyor önüme inanmam için böyle pembe pembe etler.Tıpkı bizimkisi gibi.İyice işkillenip durumu Şeker surata açıyorum. Bu arada benim nohutlarda düdüklüde 10 dakikadır haşlanıyor. Şeker suratta şaşkın arıyıveriyor kasap amcayı, abicim bu etler pembe sakata gelmeyelim sonra? Kasap diyor telaşa gerek yok, yavru dana kestik sabah, onun eti pembe olur. İçime su serpiliyor ama üzülüyorum danacığa ama ölenle ölünmez helede danacık olunca yenilebilir bile;
Devamını Oku »
Patates salatasını bilmeyeniniz yoktur. Bu içlerinde en gösterişsiz olanının tarifi. Pek öyle süsü püsü yok kendisinin ama azıcık malzemesiyle tadından söz ettirmeyi başarıyor kerata. Kendisininden gelen yoğun ısrarlar üzerine bu arkadaşımızın tarifinide bu köşeye yazıveriyorum.
Devamını Oku »
2
Ekim
2011
Şimdi bunu tarif diye yayınlamak biraz ayıp oldu sanırsam. Ama ne yapayım öyle lezzetli öyle güzel ki belki bilmeyeniniz vardır diye düşünüyorum. Hem benimki de işmi birde şuna bakın. Benimkinde hiç değilse domatesi ve maydonozu doğruyorum.Şöyleki;
Devamını Oku »