16

Ocak
2012

calzone

Yazar: hiko  |  Kategori: Börek-Çörek, Dünya Mutfağı  |  Yorum: Yok   |  3.519 Kişi Tarafından

Hap gibi bir tarifle daha karşınızdayım. Şöyle hemencecik yalanıp yutulası bir tarif. Hap gibi diyorum çünkü ismi kulağa hap ismi gibi geliyor, bulaşık makinası deterjanına da benzemiyor değil hani. Miğdeniz uzun yaşar calzone laaaa.Calzone bir çeşit italyan pizzası , hamurunu kapalı olarak pişiriyor ve içine dilediğiniz malzemeleri yerleştiriyorsunuz. Tarifin aslında mozarella var ama ben evdeki kaşarı es geçmek istemedim. Dilediğiniz içi hazırlayıp koyabilirsiniz tadı için şimdiden garanti verebilirim.  Devamını Oku »

14

Ocak
2012

üç sütlü kek

Yazar: hiko  |  Kategori: Dünya Mutfağı, pastalar-kekler, Tatlılar  |  Yorum: 8  |  11.845 Kişi Tarafından

Meksikalılar hakikaten süper insanlar, sen kalk 6 tane yumurta ile böylesi mükemmel bir tatlıyı yap. Sonrada her tv kanalına çıkıp yihuuu bu bizim evlerde pişen bir tatlıdır diye bas bas bağrınma. Bu kadar alçak gönüllülükte olmaz ki kardeşim. Hayır çirkin felan olsa gam yemiyeceğim ama yok yahu, böylesi enfes bir tad yok. Home tvdeki sarışın abla çok dua ettim,ablacım sana bu kıyağımı sakın unutma emi. pederin kayığına bindiğinde şöyle bi cennet turu yapıcan sayemde. Hadi gene iyisin.

Özetle efendim adından da belli olacağı gibi bu tatlı üç çeşit sütle yapılıyor. Biri bizim yurdun halis muhlis inek sütünden, diğeri market market gezipte anca bulabileceğiniz kadar kıl bir üründen, sweetened condensed milk yani  yoğunlaştırılmış tatlı sütten, bir diğeri ne kadar gezsenizde avucunuzu yalayacağınız için, benim gibi mecburen evde 1 saat tencere başında süt karıştırarak yapabileceğiniz evoporadet milk, yani konsantre sütten. Devamını Oku »

12

Ocak
2012

yulaflı ve fıstık ezmeli kurabiye

Yazar: hiko  |  Kategori: Kurabiyeler- Bisküviler  |  Yorum: Yok   |  3.257 Kişi Tarafından

Şeker suratlımla birkaç yıl önce aynı işyerinde çalışıyoruz ve sevgiliyiz. Ama işyerinde çaktırmıyoruz kimseye. naber bro? şeklinde takılıyoruz.Çok feci hasta olup burnuma tıpa takacak duruma geldiğim birgün işe gidemedim. Benim romantik japonum da jest olsun diye çiçek yollayamaya karar vermiş, ama adres yok. Bir şekilde işyeri kayıtlarında görünebileceğimi düşünerek isim soyisim taratması yapmış. Sonrada karşısına çıkan ilk hikoyu kenarı not alıp, şöyle afilli bir geçmiş olsun kartı yazarak evime yollamış. Akşama doğru beni babaannem aradı, hikocum koş gel sana bişey gelmiş diye. biraz olsun kendimi toparlamış olduğum için hemen evimizin çok yakınındaki babanneme yollandım. Babannem böyle gözleri yıldız yıldız olmuş karşıladı beni. Yaşasın hikoyada bir alıcı çıktı şeklinde bakışlar eşliğinde, bembeyaz çiçeğimi uzattı bana. Gelen çiçekçi vermeden önce hiko hanım burdamı diye sorunca babannem seviçle burdaaaaaa! Devamını Oku »

6

Ocak
2012

kuru incirli cheesecake

Yazar: hiko  |  Kategori: pastalar-kekler  |  Yorum: Yok   |  3.205 Kişi Tarafından

Her sabah olduğu gibi servise doğru depar atarken bunun için çok geç kaldığımı beş dakika kadar o ayazda bekledikten sonra idrak edebildim. Sonra da evimin az biraz yukarısındaki caddeye yürümek zorunda kaldım. Yani servise binmek için kullandığım yolun tam tersi istikamet! E boşuna demiyorlar akılsız başın cezasını falan filan diye. Neyse efendim o istemediğinde yavaş yavaş önünden geçip korna çalan minübüsler yoktu tabiki. Murfy yasası gene işbaşındaydı, bir Allah’ın kulu dolmuş durmadı duranda sağolsun akraba ziyaretine gitmişiz gibi kalabalıktı. Neyse ben parayı verebilmek için çantamla, uzun baston şemsiyemle akrobatik hareketler yaparken vvvvvvvyyyk diye ani bir fren. Bir bakmışım şöför koltuğunun yanındaki tümseğe çıkmışım. Abim sen nasıl fren yapıyorsun öyle desem de sesim kalabalıkta hiç oldu. Toparlanıp parayı uzattım. En uyuz olduğum şey şu para uzatma, para üstü alma meselesi. Allahtan kimsenin parasını uzatmak zorunda kalmadım, ama gelin görün ki bende de bozuk kalmamış, şoförün hain bakışları altında uzattım onluğumu. Adam bana kıllandı bir kere Devamını Oku »

6

Ocak
2012

kış soğuğunda sebzelerle dans

Yazar: hiko  |  Kategori: Zeytinyağlılar  |  Yorum: Yok   |  2.417 Kişi Tarafından

Sahneye önce zeytinyağı çıktı, içi kıpır kıpırdı doğrusu. Ateşin sıcaklığına uyumla cevap verdi, sonra soğanlar gürültüyle başladılar danslarına. Sarımsaklar da yerlerini aldıktan sonra,  bir o yana bir bu yana sallanmayı sürdürdüler. Biberler hiç yerinde durur mu? Onlarda atladılar hemen sahneye. Hepsi yorgunluktan pespembe kesilmişlerdi, işte tam bu sırada ateşin sıcaklığı kısıldı ve sahneye hızla halka patates ve kabaklar, ufacık bezelyeler, turuncu elbiseleriyle havuçlar ve tombiş bedenleriyle domatesler geçti. Üstlerine yağan minik minik tuzdan ve kekikten konfetilerle dans yeni başlıyordu daha…

Devamını Oku »

Facebook FriendFeed Twitter RSS Beslemesi
  • About me

    Yanık Tencere
  • Subscribe & Follow

© Tüm Hakları Saklıdır - Yanık Tencere
Yazılar kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Taş oluverirsiniz sonra, demedi demeyin.