window.dataLayer = window.dataLayer || []; function gtag(){dataLayer.push(arguments);} gtag('js', new Date()); gtag('config', 'G-FYM8BF3CE3'); window.dataLayer = window.dataLayer || []; function gtag(){dataLayer.push(arguments);} gtag('js', new Date()); gtag('config', 'G-FYM8BF3CE3');
Anne tarafım oldukça neşeli ve birbirine bir o kadar da bağlı şirin insanlardan oluşur. Bayramlar bizim için denize girip güneşlenme zamanı değildir. Biz bayramın hakkını...
Bugün bayramın son günü . tembel bir tenekeden ibaret olduğum içim yediğim içtiğim herşeyi tarifini kendime sakladım, taaki yengemin evindeki müthiş turşuya kadar. Bu turşuyu...
izmirli pimpirikli ablalar ellerini tuttukları minik yavrucuklarıyla pastaneye gittikleri zaman, yavrucağın elini uzatıp önünde zıp zıp zıpladığı “aneeeeeeee bundan alalaalııım” diye bağrındıkları enfes çikolatalı tatlının...
Hayatımda hiç güllaç yememiştim. Yani gazete sayfalarının arasında sıkışıp kalmış özsütün frambuazlı güllaç reklamını görene kadar. Öyle tatlı öyle sütlü bakıyordu ki bu güzelliğe kanmamak...
Ablalarım bize iftara geldiler. Her yemek sonunda demlenen çaylar içilirken küçüklerin çay istememeleri ve benimde kolaya pek sıcak bakmayışım yüzünden onlara hepsinden çok daha güzel...