22

Nisan
2012

Türk Kahvesi nasıl yapılır? -1

Yazar: hiko  |  Kategori: Faydalı Bilgiler, İçecekler  |  Yorum: Yok   |  4.551 Kişi Tarafından

Türk Kahvesi’nin Doğuşu

Eskiden ben daha bit kadarken Türk kahvesi lafı geçtiğinde tökezlerdim. Kahveye Türk kahvesi diyor annemler acaba biz neyiz ki? der dururdum. Öyle ya annemler Ahıska’dan gelmişlerdi. Dedemin anlattıklarına bakılırsa büyük ihtimalle Şeyh Şamilin torunuydum. Ama diğer dedemler de Girit’ten geldiklerini söylüyorlardı. Belki Yunandım. Kafam karışırdı anlayacağınız biri Türk kahvesinden bahsetmeye başladığında.  Annem açığa kavuşturana kadar kendimi uzunca bir süre Yunanlı Şeyh Şamilin torunu olarak düşledim 😆 Allah’tan bu dönem çabuk geçti. Ama bugün bile Türk kahvesine bu isimle hitap ediyor olmak garip geliyor. Yüzyıllarca atalarımızın evlerinde açıp yaptıkları ve misafirlerine ikram ettikleri baklavanın patent hakkını yunanlıların, bugün bile her köşe başında yapılan, yüzyıllardır yediğimiz dönerinkini Almanların aldığını düşündüğümüzde. Doğal bir konuma kalkanı oluşturmuşuzdur belki diye düşünüyorum. Üstelik kahveyi korumak için açılan Türk kahvesi kültürü ve Araştırmaları derneği bize bu konuda daha çok güven veriyor.

Sizde en az benim kadar  merak ediyor olmalısınız Kahve nasıl bulunmuş? ilk kimler kullanmış? Bugünkü Türk kahvesi nerede yetiştiriliyor? Türkiye’de kahve yetiştiriliyor mu? Falan filan…Konuyla ilgili en güzel başlangıcı da Etiyopya kaynaklı bir efsaneden alıntı yaparak gerçekleştireyim;

Çok zaman önce Yemen´in yüksek yaylalarında Kaldi adında bir çoban yaşarmış. Günün birinde keçilerinin bir ağacın kırmızı meyvelerinden yedikten sonra canlandığını, çok hareketli olduklarını ve geceleri çok az uyuduklarını fark etmiş. Bunun üzerine Çoban Kaldi, bu yemişlerden tatmış ve sonrasında da kendini daha dinç ve canlı hissetmiş. Zamanla bu çekirdekleri kavurup öğüten Yemenliler, çok lezzetli ve keyif verici olan kahveyi bulmuşlar. 
1517 yılında Yemen Valisi Özdemir Paşa, lezzetine hayran kaldığı kahveyi İstanbul’a getirmiş. Türkler tarafından bulunan yepyeni hazırlama metodu sayesinde kahve, cezvelerde pişirilerek Türk Kahvesi adını almış.
İlk olarak Tahtakale’de açılan ve tüm şehre hızla yayılan kahvehaneler sayesinde halk kahveyle tanışmış. Sonraları saray mutfağında ve evlerde yerini alan kahve, çok miktarda tüketilmeye başlanmış. Çiğ kahve çekirdekleri tavalarda kavrulduktan sonra dibeklerde dövülerek cezvelerde pişirilmek suretiyle içiliyor ve en itibarlı dostlara büyük bir özenle ikram ediliyormuş. Devamını Oku »

21

Nisan
2012

fıstıklı zombi parmakları

Yazar: hiko  |  Kategori: Kurabiyeler- Bisküviler  |  Yorum: 1  |  4.341 Kişi Tarafından

The Walking Dead dizisini ne kadar çok sevdiğimi yazılarımı takip edenler bilirler. “Bulun artık şu Sophiayı” diye hep beraber çileden çıktığımız. 2. sezonda Darly reyis durumun farkına varmış olacak ki. Aldı okunu arbaletini, bıraktı çilekeş grubunu, kızcağızı tek olarak aramaya çıktı. Tökezledi, düştü, kafasını çarptı. Pis zombilerde “taze et gelmiş” diyerekten ham etmeye çalıştılar onu. Ama o zombiciklerin beynini dağıtmayı bildi Darly reyis. Öldürmekle de kalmadı; kulaklarını kesip hiçte sezon modasına uygun olmayan iğrenç bir kolye yaparak boynuna taktı. devamında ne oldu acep diyerek meraka düşenler diziyi internetten indirebilirler. Bu heyecanlı sahnelerin uçuştuğu ekrana kocaman gözlerle dalmışken. Beynimin içinde fink atan minik hiko muzır muzır güldü. Darly reyis boynuna zombi kulaklarından kolye yapıyorsa bende pekala zombi parmaklarından kurabiye yapar kıtır kıtırda yerim dedi. Haklıydı zaten. Süper olacaktı. Kurabiyeleri görenler neşeli bir kahkaha savuracaklardı ortaya. Aman çok bağırmasınlar zombileri uyandırabilirler. Onlar bi köşede uslu uslu dursun.

Hazırladığım kurabiyeleri pamuk anneme götürürsem hayatta ağzına sürmeyeceğinden emin olduğum için anneme götürmeyi kararlaştırdım. İşten dönerken markete uğrayıp 2 adet fıstık ezmeli bar aldım. Hani şu çikolata gibi olanlarından. Sonrada mutfağın başına geçerek oldukça korkunç görünümlü bu kurabiyeleri yaptım. Sıcakken bile çok lezzetliler. Devamını Oku »

18

Nisan
2012

kabak dolması

Yazar: hiko  |  Kategori: sebzeler, Zeytinyağlılar  |  Yorum: Yok   |  3.092 Kişi Tarafından

Sağlık sorunları sebebiyle yazılarıma ufacık bir ara vermek zorunda kaldım. Ben ve eşim sağlıklı ve dinciz meraklanmanıza gerek yok. Hastamızda iyileşti zaten, yaşlılıkta böyle şeyler olabiliyor. Öyle ters bir zamanda oldu ki bu. Gitmeyi çok istediğim bir düğün benim için imkansız oluverdi. Oysa bi kardeşlerimin , bi çok yakın arkadaşlarımın birde bizim deli saçlının düğününe gitmek istiyordum şu dünyada. İşten izin alıp ev temizliğine bile gitmiştim. Tabi bu çok fazla uzun sürmesede gitmiştim sonuçta. düşünün bir tembel hiko ev temizliği için işten izin alıyor. of ya’ siyah ve beyaz, arkası kurdelalı enfes bir elbise almıştım. saçlarımı atkuyruğu toplatacak hafif bir makyaj yapacak ve bootielerimi giyecektim. Olmadı işte olamadı. Sanırım o elbiseyi başka hiçbir yerde giymem. Aklıma gelince çok üzülüyorum çünkü. Uff ya. içim şişti bir haftadır. Öyle şiştimki yer yer sağanak halinde ağlıyorum. İçimdeki şişikliği kabağa vurmayı denedim ağlamaklı ekşi suratımdan daha güzel bir sonuç ortaya çıktı. Yedik sonra onu. Ve hiç değilse doyduk. Yoğurdumuzda vardı. Ben ağlamadan önce yazımı sonlandırıyorum. O tonton kabakları nasıl doldurdum onu yazayım şimdi Devamını Oku »

11

Nisan
2012

bulgurlu pazı

Yazar: hiko  |  Kategori: Ege Otları, Zeytinyağlılar  |  Yorum: Yok   |  3.196 Kişi Tarafından

Tam demişken yaşasın bahar geldi. Dışarıda yağmur yağıyor. Hazırlamıştım kendimi dondurmalı tatlılara, akşamın bi köşesinde Bostanlıya yürüyüşlere. Çıkarmıştım yazlıklarımı, yerleştirmiştim özenle dolaptaki yerlerine. Sonra demiştim kendime biraz daha somon rengine ve mint yeşiline ihtiyacım var. Şakır şakır yağmur yağmaya başladı. İş çıkışı Bospa ya bile gidecektim bir çarşamba günü. Karşıyaka’nın bütün kokonaları oradan giyiniyor diye. Bende az kokona sayılmam yani. Ama sadesinden. Çok öyle dikkat çekmeyi sevmiyorum. İnsanlar yüzüme baktıklarında kıl bile oluyorum bazen. Ama kızlar baktımı başka. O zaman diyorum ki bak hiko bu seni kessin kıskandı. 😈

Hazır kıskançlıktan açılmışken konu, ıspanağın bile kıskanacağı enfes bir yemek yaptım dün. Aslında pazıya ve ıspanağa, zeytinyağlı yapıldığında klasik olarak pirinçte atılır ki topraklı tadı biraz olsun hafifleyebilsin. Ben bunun yerine bulgur ekledim. Pamuk annemin yaz mevsiminde kendi elleriyle yaptığı şişe domatesi ve öncü biber salçasını da katınca tadı enfes oldu. Ohh misler gibi. Kıskananlar çatlasın. Devamını Oku »

11

Nisan
2012

Piramit karnabahar salatası

Yazar: hiko  |  Kategori: salatalar, sebzeler  |  Yorum: Yok   |  5.382 Kişi Tarafından

Öğle tatilinde alış-veriş yapma amaçlı Kipa extra mağazasında dolanırken, meyve-sebze reyonunda oldukça değişik şekilli bir sebzeyle karşılaştım. karnabahara yada brokoliye benzeyen çiçekleri olmasına karşın, onlar gibi düzensiz bir sıralanışı yoktu. Sanki biri, salyangoza benzeyen sarmal çiçeklerini özene bezene kendi elleriyle yerleştirmiş gibiydi. Böylesi güzel bir sebzeyle karşılaşmadığım için hemen içgüdüsel olarak burnuma götürdüm. Burnumun içine sokmadım ama. :mrgreen: Karnabahar gibi kokuyordu. Eğitim her şeydir. Şeftali bir zamanlar acı bir bademdi; karnabahar, üniversite eğitimi almış  lahanadan başka bir şey değildi. Diyen Mark Twain, piramit karnabaharı görseydi çift anadal yapmış mübarek diye şaşkınlığa düşerdi. Aynı benim gibi.Hemen sepetime atıp kasaya ödeme yaptım. İşyerinde bilgisayarın başına geçip google amcama soruverdim. Nedir bu böyle diye. Antalya’da yetiştirilen lahanagillerden bir  türmüş. Gerçek adı brassica oleracea imis. Yöre insanının “piramit”, “minare” gibi isimler taktığı sebze, fraktal ve estetik biçiminden dolayı dünyada “romanesco broccoli” veya “fractal broccoli” diye anılmaktaymış. Wikipedia da yazılana göre ilk olarak 16.yy da İtalyada belgelendirilmiş.

Piramit karnabaharımın seceresini iyice öğrendikten sonra onu karnabahar ve brokoli gibi kullanabileceğimi düşündüm. Kıymalı yemeğini yapanda vardı, fırında sebzeli frittata olarak yapanda. Ben bu sebzeyi ilk kez kullanacağım için temkinli yaklaşmaya karar verdim ve haşlayarak salatasını yaptım. Oldukça lezzetli oldu. Devamını Oku »

Facebook FriendFeed Twitter RSS Beslemesi
  • About me

    Yanık Tencere
  • Subscribe & Follow

© Tüm Hakları Saklıdır - Yanık Tencere
Yazılar kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Taş oluverirsiniz sonra, demedi demeyin.