14
Haziran
2013
Bebeğin doğmasına uzuunca bir süre var diye beklerken, salı yada çarşambaya hazır olmamız gerektiğini duyduğumdan itibaren hazırlıklarımı hızlandırdım. Son beş gün içine girdiğimi söylemem gerek. Şeker surat 21 hazirana kadar tut, yengeç burcu oluversin diyordu ama erkenden olacağı için bizim kızda tıpkı benim gibi ikizler burcu olacakmış gibi görünüyor. Valla evde iki tam deliyle uğraşmak zorunda kalacak şeker surata, Allah sabırlar versin diliyorum.Yazmayalı neler yaptım kısaca üzerinden geçeyim, birde siz çok meraklanmayın diye zirve yapmış göbeğimle fotoğrafımı yayınlayayım, rutine dönerim artık diye düşünüyorum. Yada yanılıyorumdur, bebek olduktan sonra nefes alamayacak kadar yoğun olurum kim bilir. Buyrun buradan göbeksel tembelliklerim:

Kafa iznine çıktım sayın seyirciler. Bizim tükkandakiler artık iyice çığırından çıkmış göbeğimin etrafta dolanmasına dayanamayacaklarını belirtip halk ve göz sağlığı açısından sen evde otur kızım dediler. Hal böyle olunca 3 gündür evdeyim. Teknik olarak iznim bu pazartesi başlayacak olsa da ben işe gitmeyerek danalar gibi yayılıyorum. yayılıyorum da boş mu duruyorum. Tabiiki hayır. İşyerinde Pc başında kafa patlatamasam da evde keçelerimin başında şirin şirin hayvancıklar yapıyorum. Bol bol çene patlatıyorum. Benim Şeker surat Home office çalışıyor ya, arada onun masasının arkasına geçip elim belimde, vır vırr da vırr vırr konuşuyorum. Su içmeye kalktığı an hemen mekanına konuşlanıyorum. Yavrucak bunalmış olmalı ki bakan Şahin’in çalışan kadınlara 6 ay doğum izni ayarlayacağız konuşmasının üzerinden beş dakika geçmeden;
-Bak hikocum sen izinlisin tamam ama, benim işimde ofisimde burası. Masaüstü Pc benim, tablet benim, büyük laptop benim. Diğeri senindir. Tuvalete gittiğimde hemen masamın başına geçmek yok tamam mı? dedi. Devamını Oku »
taa 2 hafta önce çiğli Balatçıkta bulunan enginar tarlalarına gitmiştik. Amacımız bu mevsimde! bu sıcaklarda! kafasını bi o yana bi bu yana sallayan tazecik enginarlara sahip olabilmekti. Tabi bizimki boş çaba. Enginarlarımız komutan karşısında selam çakan askerler kadar hareketsizdiler. Bi tanesini o sıcakta 2 gün dışarıda tutayım dedim bu seferde lale gibi boynunu eğdi. Anlayacağınız o yeşil yapraklarla enfes kuzu etli ve domatesli bir enginar yemeği yapamadım. Yemeği olmadı ama çanağıyla çorbasıda mı olmasın dedim. Allah ne verdiyse uydurdum, pek şugar bir Enginar Çorbası yapıverdim. 1 litre su ile kaynadığı için 4 kişilik oldu. Biz kendisini 2 gün içtik. Çünkü şimdilik hala 2 kişiyiz. Bir tanemiz içeride gün sayıyor. Devamını Oku »
26
Mayıs
2013
İmza Karın İzmir buluşması için şeker suratı, 35. haftasında seyreden hamileliğimi ve buna bağlı koca göbeğimi alarak Hayal Kurdum kitabevine gittim bu perşembe. Kitabevinin içi hınca hınç doluydu. Yazarlar, onların aileleri ve kitabını imzalatmak isteyen onlarca insan hep bir aradaydı. Ben ömrümde ilk defa imza gününe yazar olarak gidiyor olmanın acemiliğiyle, yanıma kalem almayı unutmuştum. Görevlilerden rica edince bana kalem sağlamakta gecikmediler ama nedense ilk 10 dakikada ödünç aldığım kalemi kaybetmeyi başardım. Sonrası zaten tam bir hiko klasiği;
-kitabımı imzalarmısınız?
– büyük bir zevkle hemde. Kaleminiz var mıydı?
yada şu şekilde;
kaleminizi ödünç alabilir miyim?
Genelde yazarlardan kitabım için imza alırken oldukça heyecanlanır, kitapta kurduğu her bir cümleyi kafasında tasvir edip sayfalara dökmesine hayran kalır, ağızlarından benim için çıkacak tek bir kelime için baygınlık geçireceğimi düşünürdüm.Hani şu sivilceli ergenlerin castiiiiin diye bağrınmaları gibi, bende yazarın ismini haykırmamak için zor tutardım kendimi. O gün ilk defa bu kadar çok yazarı bir arada görüyor, ilk defa bu kadar çok yazardan imza alıyor ve ne gariptir ki bende onlardan biri olduğum için kitap imzalıyordum. İnsanlık için küçük, benim içinse dev bir adım 🙂
Yukarıda ki fotoğrafı Figen Karavas çekmiş. Tabi resmin güzelliğinden en üsttekinin de ona ait olduğunu anlayabilirsiniz. Bu anlamlı günü kendi objektifinden ölümsüzleştirdiği için kendisine teşekkür ediyorum. Devamını Oku »
19
Mayıs
2013
Hamilelikte 34. haftamı geride bırakmaya günler kaldı. Bu zamana kadar can çekmesi, mide yanması, göz kalması, vücut çatlaması gibi işler başıma gelmemiş olsa da tamı tamına 15 kilo aldım. Küçük bir danadan farksızım. Ama gelen geçen çok sevimli olduğumu söylüyor. Sanırım şişkosun sen demenin kibarcası oluyor bu. Şimdiye kadar hiçbir şey için zorlanmasam da isim konusuna gelince çuvallıyorum nedense. Çeşit çeşit isimler dolanırken zihnimden yalın ve sade bir isim olmalı diyorum hep. Şeker suratta benim gibi düşünüyor ve moda olan bir isimden ziyade her daim kulağa hoş gelen, anlamı güzel bir isim arıyor.
İsim konusunda bu kadar seçici davranan kıl ebeveynler olarak bizi en zorlayanlardan biride bebek arabası seçmek oluyor. Yolda ne zaman bebekli birini görsem arabasından memnun olup olmadığını soruyorum. Şimdiye kadar 4-5 mağaza gezdik ama şöyle içime sinen hah budur diyebileceğim Bir modele rastlamadım. Aradığım tüm özellikleri bir arada üzerinde barındıran bir araba maalesef ki yok. Bu durumda birkaç özellikten feragat ederek araştırmalarıma devam edeceğim. Hangi bebek arabasını seçmeliyim? Ne mi istiyorum?
Bu seçeneklerin tamamına sahip olmasalar da benzerlerinden kalite olarak sıyrılan bir kaç model var.
GRACO Symbio Bebek Arabası
Olumlu özellikler
Fiyatı rakipleri gibi çok yüksek değil ( jane rider, concord neo) ana kucağı olmadan sırtı tamamen dik yatabildiği için 800-900 YTL arası bir fiyata alabilirsiniz.
Tek elle anneye yada dışa dönük kullanabilme özelliği var. Benim en beğendiğim özelliği bu oldu çünkü diğer bir çok modelde bu işlem içim oturma ünitesini çıkartmak zorunda kalıyorsunuz. Oysa gracoda tek hareketle işlem tamam.
Elle fren sistemi var, kolay hareket kabiliyeti sayesinde Bizim köstebek yuvası yollarımızdan geçişlerde, sorun yaşatmayacak gibi duruyor
3 pozisyonda yatış, kaliteli kumaş yapısı, tentede bebeği görmek için yer var
5 nokta emniyet kemerine sahip
7.5 kg ağırlıkla halterci olmanıza gerek kalmıyor
Tek elle kapatıp açılabilme özelliği var. Tekerleklerde bundan nasibini alıyor ve kolayca açılıp kapanıyor.
Olumsuz Özellikler
Tek elle kapanırken oturma ünitesini çıkarmak gerekiyor
Sepeti oldukça minnak olduğu için kullanışsız
Boyunuz fazla uzun yada kısa ise tutma kolu ayarlanamıyor
Mamas&Papas Urbo bebek arabası
Olumlu Özellikler
alüminyum ve süper hafif şaseye sahip 5,8 kg oturma ünitesiyle birlikte 9 kilo oluyor.
Tam ve 4 kademede düz yatabilen oturak sayesinde doğumdan itibaren kullanılabiliyor.
Ayarlanabilir ayak dayanağı, ayarlanabilir kol yükseklik ayarı ve ayarlanabilir kemer genişlik ayarı var
5 nokta emniyet kemerine sahip
Konforlu keyifli bir sürüş için tüm şasi süspansiyonlu dağa bayıra çıkmaya hazırsınız yani, yada şehir içi yollara 🙂
Deri ön barı her 2 yönden basitçe açılır ve kapanır
Tentesinin üstünde mıknatıslı açılıp kapanır bebek izleme penceresi var.
Tek elle açılıp kapanabilme özelliği var ama diğer pusetler gibi bu işlemide yapabilmek için oturma ünitesini çıkarmanız gerekiyor.
Olumsuz özellikler
Şeker surat görünümünün pazar arabasına benzediğini söyledi. Bana öyle gelmedi ama
Çift yönlü kullanım için oturma ünitesini çıkarmak gerekiyor. Yalnız başınıza bir elinizde bebikto diğer elinizde bu arabayla işi becerebilmek hayli zor
Tekerleklerinin yollara karşı biraz dayanıksız olduğuna dair bir şikayet okumuştum ama kullanan belki bebek arabası yarışlarına katılmıştır kim bilir
Maclaren tekhno XT
Olumlu Özellikler
Ekstra büyük bebek izleme penceresi var
Tamamen Siyah tasarlanmış özel model kasa ile karizmatik bir duruşu var
Ön tekerlekler 360 derece dönerek kolay hareket imkanı sağlıyor
Oturma ünitesiyle beraber tek harekette kolayca katlanarak baston halini alıyor. Bu rakiplerine fark atan önemli bir özellik bence.
Kumaş yapısı oldukça kaliteli. Yer yer reflektörle kullanılmış ki bu bebek arabasını gece kullanırken ekstra güvenlik sağlıyor
Oturma yeri 4 pozisyonda yatabiliyor ve 5 noktalı güvenlik pozisyonuna sahip
Kumaşı kolayca çıkarılarak yıkanabiliyor
Kolları 3 kademede ayarlanabiliyor ben 170 şeker surat 192 boya sahipken işimize oldukça yarayacak bir özellik bu.
Olumsuz özellikler
Tek taraflı olduğu için ne yazık ki anneye dönük kullanılamıyor.
Tekerlekleri bizim şehir yollarına göre küçük ama çok kaliteli olması belki bu olumsuzluğunu ekarte edebilir
Fiyatı bebek arabalarına göre oldukça uygun olmasına karşın şeker surat bunun sonuçta baston puset olduğunu söylüyor e bu durumda ortalama 800 lira vermek biraz saçma?
Sepete ulaşmak oldukça zor. Büyük ama kullanışsız bir sepeti var.
Yukarıdaki üç seçenek sanki olurmuş gibi geliyor. Kraft markasını kalitesiz kumaş yapısından ve sürekli parça değişim şikayetleri aldığından, Bugaboo , stokke ve orbit baby markalarını el yakan fiyatları yüzünden, concord neo ‘yu oldukça büyük tekerlekleri ve ağırlığı yüzünden, bebeconfort markasının tüm modellerini oldukça ağır oldukları için, (elea modeli çok güzel görünüyor ama oturma ünitesiyle breber 13 kilo) Quinny ve TFK buggster markalarını 3 tekerlekli oldukları için kafamda elemiştim ama bana kala kala bunlar kaldı. Ama şudur diyebileceğim bir markada karar kılamadım. İçlerinde en çok maclaren olabilir gibi geliyor .Varsa fikri olan paylaşabilir mi?