Uzuunca bir aradan sonra cumartesi günü işe gitmedim. Öğlene kadar danalar gibi yayıla yayıla yattım. Miskin miskin kahvaltımı yaptım. Süslenip püslenip giyindim ve bizim evin 2 numarasıyla buluşmaya gittim. Yani cuçi ile. Maksat saçımızı kestirmek. Her İzmir’li gibi bizde Alsancak camisinin önünde buluştuk. Mekana doğru yol alırken vitrinlere baktık ,dedikodu yapmadık. Kuaförde cuçini beklerken vakit...
Kategori: Balık Yemekleri
fırında mezgit
Mezgit balığını ilk defa iş seyahati yüzünden oldukça yoğun günlerimizden bir nebze olsun kurtulabilmek için Antalya’dan gökovaya gittiğimizde tanıdım. kendisi pek yumuşak, pek kılçıksız , pek hafif bir balıktı. Deniz dalgalarıyla sallanıp duran balıkçı teknesinde ilk yarım ekmeğimden bir ısırık aldığımda balıkçıya ocağa bir yarım daha atmasını söyledim. Diğer tüm arkadaşlarım gibi. zamanında elli yedi kilo...
fırında patatesli çipura
zamanında sokakta kaldığım için yaz vaktinde elimde dolaştırdığım sonrada çöpe yollamak zorunda kaldığım çipuraların ardından yas havasını kenara bıraktım…derken ben bu balıkların içini temizliyemiyorum. Böyle buğulu buğulu bakıyorlar ya bana işte bu yüzden kıyamıyorum onlara. Sanki karınlarına bıçak saplasam onları asıl öldüren ben olacakmışım gibi hissediyorum. Çok aptalca değil mi? Daha aptalcası var üstelik...


