window.dataLayer = window.dataLayer || []; function gtag(){dataLayer.push(arguments);} gtag('js', new Date()); gtag('config', 'G-FYM8BF3CE3'); window.dataLayer = window.dataLayer || []; function gtag(){dataLayer.push(arguments);} gtag('js', new Date()); gtag('config', 'G-FYM8BF3CE3');
Dondurucumun baş köşesinde mısır her daim yerini korur. Buzdolabını açıp baktığımda göz göze geldik yeniden. -Beni çorba yap aplaaa- dedi. “Tamam dedim ablacım yapayım”-...
Aslında aklımda güzel bir çipura tarifi vermek vardı ama. Olmadı işte olamadı. Anahtarını yanına almayı unutmuş ben, akşam pişireceğim balıklar elimde olduğu halde sokakta kaldım!...
Eşim kızartmaya bayılır. Bayılır bayılmasına ama fazla kalori ve yağ bize elbet geri döner. İşte bu yüzden çok yapmıyorum. Ohoo ben inceciğim bu suyuna ekmek...
Mutfağın sonunda duran patates soğan selemin üst rafındaki, masum ve kararmaya durmuş muzlara acıyarak baktım. Lütfen bizi ye derlerken içlerinden bal damlıyor olmalıydı. Üzüldüm. Oyy...
Evliliğimin ilk yılında eşimin kendi çeyizinde getirdiği düdüklü tencereyi en üst rafa kaldırmıştım. Ben kendi çeyizime almayı düşünmeyecek kadar korkuyordum ondan. Biliyordum ki o şişko...