19
Aralık
2011
Özlemin hergün beni arayıp hiko ya yazmadın mı daha laflarına dayanamayıp 3. ege mutfak zirvesi için yemek tarifi düşünmeye başladım. Aslında ege yemeklerini helede otlarını iyi biliyorum. Bildiğim diğer şeyse oradaki yarışmaya katılacak bayanların bu yemekleri benden daha fazla bildikleri. Sonuçta ben dünün çocuğuyum ve fazlaca amatörüm tamda yarışma için istedikleri bu. Sürekli gülecek bişeyler arayan benim için mükemmel malzeme olabilecek bu etkinliğe katılma niyetim yoktu. Çünkü ne kadar utangaç olmasamda, çok fazla ortada durmayıda istemem. Zaten yarışmaya girerkende öyle “kazanıcaaaaammm” gibisinden şeyler düşünmedim. Özlemde gelir, cuçi ve açide gelirse çok eğleniriz diye düşündüm. Evet kedi uzanamadığı ciğere pis dermiş konulu yazımızın da sonuna geldik şimdi geçelim diğer gelişmelere.
Babannemi ve annemi arayıp onlarında fikrini aldıktan sonra yarışmaya arapsaçıyla katılmaya karar verdim. Şeker suratlımla görev taksimi yaptığımızda ona arapsaçını bulmak düştü.
Çakma caponum, o pazar senin bu pazar benim arapsaçını arayadursun kiminin “hı? oda nedir?” gibi sorularına, kiminin ” valla abi geldimi ben onu eve götürüyom hanım pişirsin diye” laflarına maruz kalmış. Benimki hiç pes eder mi? Hemen dalmış cuma günkü Karşıyaka organik pazarına, ama yok oğlu yok. Arapsaçları sanki yer yarılmışta içine düşmüş. Sonraları pazarda envai çeşit otun bulunduğu bir tezgaha yaklaşıp;
-abi sizde arapsaçı bulunur mu? demiş. Pazarcıda tezgahın altından bir poşet arapsaçı çıkarınca şeker suratlım hemen kilosu ne kadar diye soruvermiş:
-15 lira.
-iyi bir kilo alayım o zaman
-yoook demiş pazarcı satamam 250 gr verebilirim en fazla deyince benimkisi köpürmüş
-Alda akşam yersin sen onu. deyip çaresiz düşmüş gene yollara…
Arapsaçlarına zorda olsa ulaşan çakma japonum için, cumartesi onları bol suda yıkayıp kuzu etli ve sızma zeytinyağlı üstelik bol soğanlı olarak iki tencere pişirdim. Biri bizim midemizi şenlendirsin diye diğeride yarışma için. Gece rüyamda arapsaçını tombiş jüriye nasıl sunacağımı kabuslar içerisinde görürken, sabah olduğunda korkulan oldu ve yola çıkma vakti geldi. Arapsaçını borcama yerleştirirken ikişer domates ve limonuda içerisine atmayı ihmal etmedim. Bunlar yapacağım süsler için.
Devamını Oku »
19
Aralık
2011
Girit Kandiye den tüm umutlarını yanlarına alarak göç eden ailem. İzmir de yeni bir hayata merhaba derken mutfak kültürlerini burada sürdürebilme imkanı bulmuşlar. İzmir’in toprağı onlara taptaze otlar ve lezzetli zeytinyağını sunmuş, denizse masmavi bağrından bereketi bol balıklar. Dedem Buca da ki yeni hayatına başlarken evinin etrafında hep üzüm bağları varmış. Dedem de babannemle bir olup o bağların kenarında köşesinde yetişen lezzetli otları toplarlar, Sofralarını bu otlar la taçlandırırlarmış. Radika, turp otu, arapsaçı, şevket-i bostan, semizotu, ısırgan, ebegümeci… Gel zaman git zaman bağ evlerinin yerini küçük binalar yer almaya, zamanla da bu binaların yerine daha da büyükleri boy göstermeye başlamış. Binalar çoğaldıkça toprak ananın sundukları azalmış. Buca’nın bağları köylerinde kalır olmuş. Ama küsmemiş toprak ana, hep taze otlarını sunmaya devam etmiş Egenin bu güler yüzlü şirin insanlarına… Devamını Oku »
16
Aralık
2011
Öğrenci evlerinde kalanların dönüpte bakmayacağı bir tarifle midemizi şenlendirdik dün. Evinin hemen yanındaki üniversitede okumuş benim için öğrenci evi kavramı anlaşılması zor bir durum. Ben ders başlamadan yarım saat önce hazırlanır, bazende bakkala gider gibi giderdim okula.” Anne ben bi derse girip geliyim” . Hocalar blok yaptı mı değmeyin keyfime. Dersi asıpta okey oynamaya gittiğim cafelerin sahipleri komşumuz olurlar, anneme selam söyle derlerdi. Sınıfta kimin neyi eksik bi koşu alıp gelebilirdim. Eğlenceliydi yani üni. benim için. Ama böyle olunca makarna ve yumurtanın değişik versiyonlarını yeni yeni yeni öğreniyor ve tadıyorum. Kıymalı makarna da bunlardan biri. Her ne kadar tembel işi olsada harika bir tadı var. Benim şeker suratlım iki dolu tabak mideye indirip , tüm akşam “nefes alamıyorum” deyip durdu. Ben bir tabakla zor sınırladım kendimi ama şeytan dürttü sürekli “bi tabakçık” daha diyerek. Yahu bi rahat bırak da yemeğimizi yiyelim yahu.
Devamını Oku »
13
Aralık
2011
Yemeğimizin adı pek afilli gördüğünüz gibi. Yapımıda o kadar kolay ki, lezzeti hiç kuşkusuz enfes. Fajitayı sevdiyseniz bunu da seversiniz. Kendisiyle ilk tanışmamıza home tv’deki sarışın abla vesile oldu. Beni bir merak aldı bir merak, bu enchiladas nasıl bişeydir diye blokları kurcaladım bolca, türkçe kaynak bulabilmek bu konuda oldukça zor. Şöyle layıkıyla deneyip fotoğraflayanı pek yok. İşin aslı ben enfes yaptım bu yemeği fakat benim yerime konuşması gereken fotoğrafından durum anlaşılmıyordur muhakkak. Periler gerçek olsa da şöyle sihirli değnekleriyle benim kafama bir dokunup, yaptığın yemekleri mükemmel derecede fotoğraflayabilme yeteneğine sahip ol dese. Şimdilik bu imkansız göründüğü için gelen periden kendim için dağ başında havuzlu bir triplex isteyeceğim, tabi garajdaki bentleyide es geçmemek gerek. Umarım perim oldukça iyi kalplidir ve dileklerimi yerine getirir. Ben perimi uslu uslu beklerken sizde eğer koca göbekli ve dev şapkalı esmer meksikalıların enfes yemeğini tatmak isterseniz buyrun burdan başlayın;
Devamını Oku »
11
Aralık
2011
Bu pazar hiç birşey yapmadım. Ne bir kitap okudum ne televizyon izledim nede yazı yazdım. Taki Özlem arayıp da bize gelin diyene dek. Özlemlere gitmek demek kahkahadan yarılmak, erkeklere yenilmek ve tabu demek. Bu eğlence kaçmaz tabi. Yazım tazecik üzerinden dumanlar tütüyor. Fırında beni bir kek bekliyor. Çok tatlı turuncu bir hamurdan oluştu. Tarifin aslı “food everyday ” adlı programdaki bir hatuna ait. Hatun kişinin adını sanını bilmiyorum ama programda enfes yemek tarifleri var. Martha steward ablam en sevdiği öğrencilerini kocaman bir mutfağın başına geçirtmiş sırayla hepsi yemeklerini yapıp tariflerini veriyorlar. Hızlı ve çok hızlı bir program olduğu için not etmesi biraz zor. Aslında tariflerde amerikan cup kullanıyor ama ben bunu bizim emektar su bardağına çevirdim yapanlara kolaylık olsun diye. Bakalım beğenecekmisiniz.
Devamını Oku »