14
Ağustos
2012
Dün akşam Fatma ablamlara gittik. Maşallah sofrada bi kuş sütü eksikti. Ama terbiyemi bozup ta bunun için caz yapmadım. Şaka bir yana sofradaki her şey enfesti. Hoca o billur sesiyle ezanı okuduğu an, yumuldum sofraya. Tek bir kelam etmeden, her şeyi mideme indirdim. Masadan zor zahmet kalktığımda yeni kazandığım 1kg fazlalığıma merhaba demiş oldum. Sonrası vay nasıl kilo almışım işte. Herşeyi ve tüm komplekslerimi bir kenarı bırakırsak enfes bir güllaç yaptığımı söyleyebilirim. Üstelik içinde 1 gıdım gül suyu kullanmadan . Birer tabak daha isteyen çıkmasa çok tatlı olduğunu düşünecektim ama herkes bayıldı. Zor ayılttık 😛
1 paket güllaç
6 su bardağı süt( 1 litre+ 1 bardak)
4 su bardağı süt
Dr.Outker meyveli sos
15 adet ceviz içi
Sütü şekerle birlikte ısıtıyoruz. Şekerin tamamı eriyip hafif koyulaşmaya başlayan süte güllaç yapraklarını daldırarak ıslatıyoruz. Zaten süt çok sıcak olduğu için yapraklar hemen yamulmaya başlayacaklar. Bunu engellemek için çok geniş bir tencere kullanmanızı tavsiye ederim. Sütlenen yaprakları geniş borcama yayarak yerleştiriyoruz. Her tarafının eşit şekilde yaprakla kaplanması için yaprakları parçalamaktan çekinmiyoruz. Pakette bulunan yaprakların yarısını borcama dizdiğimizde göz kararı sütün yarısını da üzerine döküyoruz.. Açgözlü yapraklar 1 dakika içinde sütü çekecekler. Devamını Oku »
10
Ağustos
2012
Evdeki patates canavarına uzun süredir çok istemesine rağmen patates kızartması yapmıyordum. O tombiş göbekten kurtulmaya çalışsak da başarılı olamıyoruz çünkü. Diyetisyene gitmeyi kabul etmiyor, spor salonuna yazılmak istemiyor ve evdeki koşu bandını sıcakları bahane ederek kullanmıyor. Keşke tek seferde şöyle biri göbeğime bastırıverse de bende eskisi gibi olsam diyor. Oh işe bak! ne alaamemleket. yata yata karpuz büyür diyor atalarımız, küçülmüyor ki bu meret.
Herşeye rağmen iki gün önce onu birazcık tebessüm ettirmeye karar verdim. Sahurda 3 tane patatesi yarı diri haşladım. Büyük küpler halinde doğradıktan sonra , 1 kaşık tereyağı ve 1 tatlı kaşığı kırmızı toz biberle kavurdum. Son olarak mis kokulu dağ kekiğinden bir tutam attım. Ayyy nası mutlu oldu bir bilseniz. Valla patatesi bu kadar çok seven başka birini tanımıyorum. Sanki biri ona çok süper bir hediye almışçasına mutlu oldu. Önümüzdeki sene doğumgünü hediyesi olarak 10 kilo taze Ödemiş patatesi almayı düşünmüyor değilim. Şööyle kurdelalı -murdelalı afilli bi poşet içinde 😀
Ne alakaysa bu hoş şarkıyıda dinleyin. Belki sizde benim gibi seversiniz:
Yorgun argın sıcaktan yamulmuş bedenim ve işlerden bulanmış beynimle eve gittiğimde. Şeker suratlının masanın üzerine özene bezene yerleştirdiği Colgate firmasına ait diş macunları ve diğer hediyelerini görünce şok oldum. Paketin içinde 10 tane küçük, bir tane büyük diş macunu, ağız gargarası, diş fırçası ve gerizekalı kargo şirketinin hunharca davranışı yüzünden kırılmış fincanın parçaları vardı. Kargo şirketini arayıp sorun çıkarmak istemediğimden susmayı tercih ettim. Paket Fikri Mühim’den gelmişti. Fikri mühime katılalı çok bir zaman olmamış ve hepi topu üç tane anketine katılmıştım. Son katıldığım anket diş macunları kullanım oranı ile ilgili bir şeydi. Buna rağmen zahmete girmişler ve benim fikirlerime önem verdiklerini gösterdiklerinin en büyük kanıtı olan bu paketi göndermişlerdi. İlk iş olarak işyerindeki arkadaşlarıma birer tane denemeleri için diş macunlarından verdikten sonra Fikri Mühimden bahsettim. İlk fırsatta deneyerek raporlayacaklarını söylediler. Ben henüz test etmiş değilim. Verilen macunu kullanıyorum ama buz gibi birşey yiyerek deneyebilmiş değilim. Denediğimde videoya alıp öyle raporlamayı düşünüyorum. Baysss.
Fotoğraf çekmeyi akıl edemediğim için, ekleyemiyorum.
4
Ağustos
2012

Ne akla hizmetse öğle vakti arkadaşlarla beraber Boyner’in kelebekli ürünlerde yaptığı indirimden faydalanmaya kalktım. Aman ne kargaşa. Sanırsınız dünyanın sonu geliyor da hanım ablalar ekmek stoklarını tüketiyor. Bin türlü takla atsamda elime bir elbise alıp içlerinden sıyrılmayı başaramadım. Tam alıyorum güzel bir bluzu elime, hoooop öbür yanını yavaştan çekmeye başlıyor hanım ablalar. Güya yanlışlıkla el uzatmış olacaklar. Fiyatlar ucuz olmasına ucuzdu ama bomba atsanız imkanı yok alışverişi bırakmayacak psikopat tipler rahat bırakmadılar . Bende Bombastik bişeyler yapayım dedim. İftardan sonra tatlı olarak bu enfes şeyi hazırladım. Tarifi yok. Kağıt helvayı ortadan ayırıyorsunuz. Üzerine hafif erimeye durmuş dondurmayı sürüyorsunuz. Üzerine artık Allah ne verdiyse meyvelerden dilimleyip çikolata sosunu sıkıp servise hazır ediyorsunuz. Hepi topu bu işte. Çok bombastik 🙂

2
Ağustos
2012
Dün akşam iftara Zeynep ablamlar, Müdehher ablamlar ve pamuk annemler geldi. Oldukça kalabalıktık doğrusu. Tüm gün ne yemek yapsam diye düşündüm durdum. 9 Baharatlı tavuk sonrası iptal olan midelerimiz gibi bir durum yaşanmasın diye, çakma japon özellikle hafif şeyler yapmamı istedi. O isterde ben onu kırar mıyım be? Tabii ki kırmam. Ben menüyü hazırlarken O da bana yardım etmek için 11 kişilik yemek için masayı hazırlamaya koyuldu. Ortaklaşa herbirşeyi tamam ettik. Birazda acele etmek zorunda kaldık, çünkü yemeklerin bazısı yetişmeyecekti. Acele işe karışan uyuz şeytanın yüzünden pirinç pilavını yaktım. Böylelikle sitemin adının neden Yanık Tencere olduğunu birkez daha anlamınıza sebep oldum. Yanan pilavı üzüntüyle çöpe atarak bereket ayı ramazanın tüm maneviyatını da hiç ettim. Yeni pilavı yapması çok zaman almasa da çöpe giden pilavıma çok üzüldüm.
kuzu etli patlıcanlı pilav
kırmızı biber salatası
süper üçlü salata ( domates, soğan ve salatalık )
sarımsaklı yoğurtlu biber kızartması
dondurmalı kemalpaşa tatlısı
ve Beyzuşun yaptığı çikolata soslu karadutlu pasta
Midenizi mahvetmek için birebir olan 9 baharatlı tavuk tarifini tabi ki burada vermiyorum. Merak edenler kişniş, kakule, zencefil, kimyon, tarçın…diye uzayıp giden baharat silsilesine sahip tavuğu, 1 gece dolapta yoğurt içinde bekleterek kapkara bir renk almasına sebep olabilir. Sonrada pişirip yiyerek afiyetle midesini uf yapabilir. Ama söyleyeyim ben bu işte yokum.
Pilava dönersek şayet. Oldukça lezzetli oldu. Yapın işte, beğenirsiniz. Valla bak. Devamını Oku »