31

Ağustos
2012

Fethiye tatili-1

Yazar: hiko  |  Kategori: faydalı bilgiler, küçük şeyler  |  Yorum: 4  |  3.020 Kişi Tarafından

 

ayıptır tuşlaması geçmişim havuzun karşısına, kulaklarımda dımtıs müzik, arkada voleybol oynayan vişne çürüğü rengindeki ingilizlere aldırmadan yazımı yazıyorum. Fethiye güzel yermiş vesselam. Ama bizi çok yordu. İzmir’den otobüsle beş buçuk saat sürüyor. Arabanız varsa ne ala, daha çabuk gelebilirsiniz buraya. Otellerin hepsi denize çok yakın. Ben bizimkini tripadvisor ve booking den kurcuklayarak buldum. Çevrede beş yıldızlı Herşey dahil sistem oteller olmasına karşın zamanımızın çoğunu dışarıda gezmeye ve denizde yüzmeye ayıracağımız için gereksiz olacağından tercih etmedik. Bizim otelimiz yarım pansiyon ve ne şaşırtıcı ki sadece üç yıldızlı. Oysa bence bir yıldızı daha hakediyor. Kaldığımız oda ilk katta olduğundan bende  evde sürekli toz moz dinlemeden kapıları pencereleri  açtığım için odamızı değiştirme talebinde bulunduk. Bakalım yarın üst katlardan bir oda vermezlerse gönülden verdiğim o bir yıldızı geri alacağım.

13

Haziran
2012

Bumerang

Yazar: hiko  |  Kategori: faydalı bilgiler  |  Yorum: Yok   |  1.151 Kişi Tarafından

Şeker suratlım buraya yazılarımı eklemeye başladığım sıralar beni Bumerang‘a kaydetti. Bu sayede ,özgün içeriğe sahip olduğum için direk platin üye olup yazılarımı Yazarkafe de yayınlamaya başladım. Başlarda oldukça gereksiz bir hamle gibi görünse de ilk teklifim için cep telefonuma gönderilen mesajla ne kadar doğru bir karar vermiş olduğunu anladım.

Yazarkafe oldukça fazla sayıda okuyucuyu sitenize yönlendiriyor. Özellikle çok özgün bir konu hakkında yazı yazmışsanız bu yazı Hürriyet‘in ana sayfasında yayınlanıyor. Buda okunma oranınızı arttırıyor. Üstelik üyeliğiniz size Hürlist, Yazarkafe,  ve Hürriyet’ ten backlink almanızı sağlıyor. Şimdilik bana verdikleri reklam içeriklerini yayınladığımda 15 ytl gibi düşük bir meblağ alıyor gibi görünsem de ileride okuyucu sayım artacağından ücretin daha da yükseleceğini umuyorum.Sizin de özgün içerikli bir web siteniz yada blogunuz varsa Bumerang tam size göre. Hadi daha ne bekliyorsunuz? tık tık

31

Mayıs
2012

terkos pasajı

Yazar: hiko  |  Kategori: alışveriş, faydalı bilgiler  |  Yorum: Yok   |  2.217 Kişi Tarafından

 

İstanbul’a gitmişken üzerine çok methiyeler duyduğum Terkos pasajına uğramasam olmazdı. Arnavutköy iskelesinden Taksim otobüslerine binerek İstiklal caddesinde başka hiçbir mağazaya uğramadan uzunca bir yürüyüşe başladım. Galatasaray lisesini geçince Sağ tarafta büyükçe bir Paşabahçe mağazası var. Onun yanındaki sokaktan içeri daldım. Burası üç katlı bir han aslında. Terkos çıkmazı da deniliyor. İçinde ki dükkanlarda pahalı markaların seri sonu yada defolu ürünlerini bulabiliyorsunuz. Ben Soldan ikinci dükkanın içindeki ürünler oldukça renkli olduğu için alışverişime ilk buradan başladım. İzmir’de her kızın üzerinde bulunan 40 liralık gömleklerin daha kalitelisine burada 30 lira fiyat verdiler. Rengarenk sezon pantolonları 25 liraya satılıyor ve tişörtlerde taş çatlasın 10 lirayı geçmiyor. Çok çeşit olduğu için onumu alayım bunu mu alayım diye karasız da kalınca, elime geçen önü kısa, arkası uzun yakası sarı minik zımbalarla süslü omzunda kahverengi deri şerit bulunan gömleğe 15 lira fiyat istediklerinde hemen ödeyip, diğer dükkanlara da göz atmak için çıktım. Gömlek pull&bear yeni sezona ait, omuzunda küçük bir defo var. Orjinali sitesinde 69.95 liraya satılıyor.Göz atmak isterseniz tık tık.


Üzerinde Looney Tunes kahramanlarının resimleri basılı olan Tişörtler tezgahlarda 5 liraya satılıyordu. Biraz daha zayıflamam gerekli olduğunu tekrar hatırlatmak zorunda kalan bu tişörlerden alabilmeyi çok isterdim oysa ki. Hepsi 34-36 beden arası çırpılar için yapılmış. Ağzımın suyu aka aka yanlarından geçtim. Alt katın son dükkanında Şeker suratlım için çeşit çeşit Tişörtler vardı XL beden dar yada bol gelebileceğini bildiğim için almadım. Son zamanlar da oldukça tombişledik çünkü. Üst katın izbe dükkanlarından birinde tam aradığım gibi koyu renkli çok uzun olmayan gömleklerden buldum. Yakasında 44 euroluk fiyat etiketi vardı ama defosu yoktu,

28

Mayıs
2012

erken teşhis hayat kurtarıyor

Yazar: hiko  |  Kategori: faydalı bilgiler  |  Yorum: Yok   |  1.923 Kişi Tarafından

Hayat; seni şimdi başka bir yönünle tanıyorum.Allah’ın kusursuz sanatını, hiçbir yaşanmışın alemde rastgele sonuçlanmadığını; biz unutsak da dünya aleminde hiçbir sebebin unutulmadığını öğreniyorum.Ve Rabbim sana bir kez daha hayran oluyorum.Benim için neyi uygun gördünse onu en başından ve heyecanla kabul ediyorum.Kaldıramayacağımız şeyleri bize vermeyeceğini biliyorum. Ve yardımını diliyorum… Çünkü varlığımın ve acziyetimin derinliği karşısında sana verdiğim ve vermek istediğim sözlerimi tutamamaktan korkuyorum.
Hikmetinden sual olunmaz Rabb….

Böyle yazmış teyzemin büyük kızı duvarına. Şükür etmiş her şeye rağmen. Erken teşhis hayat kurtarıyor. Türkan ablam anestezi uzmanı, göğsünün üzerindeki 1 cm çapındaki minik bezeyi ailemizde hiç kanser vakası olmadığı için önemsememiş. Ufak bir kisttir demiş. Son bir ayda iyice büyüyünce bir arkadaşına göstermiş. Hemen o gün dört saat süren bir ameliyata almışlar. Göğsünde ki büyük bir kanser kütlesiymiş. O zaman kabullenip tevekkül etmiş. Yukarıda ki yazıyı da hemen sonrasında yazmış. Duyunca apar topar İstanbul’a gittik. Gözlerimiz dolu dolu, dilimizde dualar kapısına vardığımızda küçük kardeşi Dilek ablam telefon edip patoloji sonuçlarının temiz çıktığını haber verdi. Apartmanın girişinde sevinçten zulu dansı yaptık. Ablamın kisti başlangıç evresinde olduğu için buna İn situ kanser deniliyormuş. Böyle olup alınan kütle vücudun başka taraflarına yayılmadığı için kemoterapiye gerek kalmıyormuş.

16

Mayıs
2012

Türk Kahvesi nasıl yapılır? -2

Yazar: hiko  |  Kategori: faydalı bilgiler  |  Yorum: 5  |  4.169 Kişi Tarafından

Büyük gün gelip çatmıştı sonunda. Günlerce evvel halılar temizletilmiş, kapılar, camlar silinmiş, perdeler ütülenmiş, ev köpük içinde kalmıştı.Tertemizdi herşey. Fazlaca temizdi. Berbat derecede temizdi.  Sabahın köründe kalkılıp son bir üstünden geçildi herşeyin, hiç bir şey şansa bırakılmamalıydı.  Üç küçük ninja ( aslında bir tanesi kazzık kadar olmuştu) her türlü olumsuz şartlarda pes etmeyecek şekilde, kıvırcık saçlı şirin ustalarından tembihlenmişti. Kıvırcık saçlı usta sevinçliydi,heyecanlıydı yanakları al aldı. Biraz üzgün gibiydi de  sanki. Ninjaları kendi özel taktikleriyle tek başına yetiştirmişti şimdiye kadar. Bir tanesi, o içlerinde en söz dinlemeyeni gitmeye karar vermişti. Aslında  bir gün zaten olacaktı bu. iki buçukluk kola kadarken kızı, ona danteller örmeye başlamıştı . İlk göz ağrısıydı sonuçta, iç buruktu az da olsa. Bazen şaka yapmak için minik kızlar “uhahaha! sen önce evleneceksin” denildiğinde salya sümük ağlayan büyük kızı evleniyordu. Bu gün müstakbel damat beyin ailesi gelecekler ve kızlarını kendisinden isteyeceklerdi.

Herkes oradaydı bu mutlu gün için. Teyzeler, halalar birer dayı ve amca, onların çocukları ve hatta ortak işyerinden çok sevilen dostlar. Ev hınca hınç doluydu.  Kurabiyeler börekler havada uçuşuyor herkes servise yardım etmek için koşuşturup duruyordu. Sıra kahvelere gelmeliydi. Günün en can alıcı yeri. Hiko kahveye tuz koymamayı tercih edecekti. Ama öyle pis bir suratla bakacaktı ki şeker suratlısına, o içinde tuz varmış gibi yüzünü buruşturacak ve bol köpüklü tuzsuz kahveyi midesi bulanmadan içiverecekti. Gülümseyecekti sonra şirin şirin. Hiçbir şey öyle olmadı. Şeker suratlının güzel yüzlü yeğeni Hilal, mutfakta tuz atalım, tuz atalım zıplayışları yapsa da hiko  kabul etmedi. Şeker suratlısına tuz koymayarak şaka yapacaktı. Peki, iki oda dolusu insana nasıl kahve  yapacaktı?  Hemen ona da kendince  müthiş bir çözüm getirdi. Kahveyi dökmesi kolay olsun diye demlikte hazırlayacaktı. Bin bir zahmetle pişirildi kahve. Köpüğü yetmeyince Serap abla ve Zehra teyze çakma köpük ayarladılar  telveyi az suda köpürterek. Sonrasında dağıldı herkese , fırtlata fırtlata içildi hepiciği. Sıra o tek kahveye geldiğinde kendinden emin fincana boşalttı kahveyi. Oyun daha eğlenceli olsun diye iki de başka fincan koydu yanına. Elçin kardeşi o en küçük olanı yani abla bu fincanı ver iyimi diye sorunca pis pis güldü hiko.” tamam, dahada kıllansın bakalım şeker surat”.

© Tüm Hakları Saklıdır - Yanık Tencere | Bebek ve Yemek
Yazılar kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Taş oluverirsiniz sonra, demedi demeyin.